27 Aralık 2015 Pazar
21.10. Görsellerle arama
Google’ın sağladığı özellik sayesinde resimleri kelimelerle aramak yerine resim ile arama yapabilirsin.
Google’da aramak istediğiniz bir resim var ve tam olarak nasıl arayacağınızı bilmiyorsanız,
bu özellik size oldukça yardımcı olabilir. Bu resmin neyi ifade ettiğini bilmiyorsanız ya da
arayacağınız resim onlarca kelime uzunluğunda ise Görselle Arama (Search by Image) ile
aramak oldukça kolay.
Bir resimdeki kişinin kim olduğunu merak ediyorsunuz. Bir yerde gördünüz ya da ismini
anımsayamıyorsunuz. images.google.com adresine gidip bu resmi sürüklediğiniz de size
doğru sonucu verecektir. Aynı şekilde bunu bilgisayarınızda bulunan resimleri sürükleyerek
de elde edebiliyorsunuz.Elinizde sadece URL kopyası olan bir resim içinde aynı araştırmayı
yapabilirsiniz. URL’sini kopyaladığınız resmi Google’ın görsel sayfasına yapıştırarak aynı
sonuçları elde edebiliyorsunuz.
Görselle aramanın üç yolu vardır
Tıklayın ve sürükleyin:
images.google.com adresindeki arama kutusuna internetten veya bilgisayarınızdan bir
görseli sürükleyip bırakın.
Görsel yükle:
images.google.com adresinde kamera işaretine tıklayın ve sonra "Görsel yükle"yi seçin.
Aramaya başlamak için kullanmak istediğiniz görseli seçin.
Bir görsele ait URL'yi kopyalayın ve yapıştırın:
Hakkında daha fazla bilgi edinmek istediğiniz bir görsel mi var? URL'yi kopyalamak için
görselin üzerinde sağ tıklayın. images.google.com adresinde kamera işaretini tıklayın ve
"görsel URL'sini yapıştırın."
KAYNAK : http://www.google.com.tr/insidesearch/searchbyimage.html
1. Konu Anlatımı/DÜNYAMIZ, AY VE YAŞAM KAYNAĞIMIZ GÜNEŞ
Dünya, Güneş ve ay’ın şekilleri ve Büyüklükleri
Geçmişte insanlar, Dünya'nın şekli ve Güneş ile ilgili farklı fikirler ortaya atmışlardır. O dönemde uzaya çıkılabilecek ve fotoğraf çekebilecek teknoloji yoktu. Bu nedenle Dünya’nın şeklini anlamak çok zordu. Bazı insanlar, Dünya’nın düz bir tepsi şeklinde olduğuna bazıları da öküzün boynuzunda durduğuna inanıyordu. Bazıları ise Dünya’nın suda yüzen bir ada olduğunu düşünüyordu. Eski Yunan’da insanlar, Güneş’e bir tanrı gözüyle bakıyorlardı. Güneş tanrısı Helios (Helyos)’un gündüzleri gökyüzünde arabasını sürerek doğudan batıya yol aldığını düşünüyorlardı. Bunların yanında, geçmişte Dünya’nın yuvarlak olduğunu söyleyen bilim insanları da olmuştur. Dünya’nın yuvarlak olduğunu gösteren bazı kanıtlar vardır. Bunlardan bir tanesi yaklaşan gemilerdir. Uzaktaki bir geminin önce bacası görülür. Yaklaştıkça geminin bütünü görünmeye başlar. Bu durum, ancak yuvarlak bir şeklin üzerinde gerçekleşebilir.
Dünya’nın şeklinin küre olduğu, hep aynı yöne giderek de ispatlanabilir. İzmir’den uçakla seyahate başladığınızı düşünelim. Bu seyahati, hep aynı yönde giderek yaparsanız tekrar İzmir’e varırsınız. Bu durum da ancak bir küre üzerinde gözlemlenebilir. Teknolojinin gelişimiyle uzaydan çekilen fotoğraflar, Dünya’nın küreye benzediğini kanıtlamaktadır. Top döndürüldüğünde cismin önden görünüşü bu şekilde olmaktadır.
Üzerinde yaşadığınız Dünya’nın şeklini, gözlemek zordur. Güneş’i gündüz, Ay’ı ise geceleri gökyüzünde gözleyebilirsiniz. Güneş ve Ay’ın küreye benzediği kolaylıkla fark edilebilir. Gözlemlerinizi düşündüğünüzde sizce Güneş, Dünya ve Ay’dan hangisi büyüktür? Büyüklükleri arasındaki ilişkiyi nasıl anlayabilirsiniz? Kerem ve ailesi, tatil için İzmir’den Antalya’ya gideceklerdi. Kerem, ilk defa uçağa bineceği için heyecanlıydı. Kerem, en çok da yüksekten Dünya’nın nasıl göründüğünü merak ediyordu. Kerem, dışarıyı daha iyi görebilmek için cam kenarına oturdu. Uçak, havalandı ve yükseldi. İlk başta Kerem, gözlerine inanamadı çünkü her şey gittikçe küçülüyordu. Kendini cüceler ülkesine, yukarıdan bakıyormuş gibi hissetti. Ama burası kesinlikle yaşadığı şehirdi, öyleyse neden her şey evdeki oyuncakları gibi görünüyorlardı? Binaların, arabaların, ağaçların böyle görünmesinin bir nedeni var mıydı? Uçak, yükseldikçe evler neden daha küçük görünüyordu? Cisimlerin gerçek boyutlarından küçük görünmesinin nedeni sizce ne olabilir? Kerem’in fark ettiği gibi cisimler, uzaklaştıkça küçük görünür. Çok uzaktaki ağaçların yakındakilerden küçük görünmesinin nedeni de budur. Bu özellik Dünya, Güneş ve Ay’ın büyüklüklerini anlamak için nasıl bir ipucu olabilir? Ay’ın Dünya’ya Güneş’ten daha yakın olduğu bilinmektedir. Buna rağmen Güneş ile Ay gökyüzünde aynı büyüklükte görünmektedir. Bu durumda hangisinin büyük olduğu söylenebilir? Uzaktaki cisim daha küçük görünmesine rağmen Güneş Ay’la yaklaşık aynı büyüklükte görünür. Buna göre Güneş’in çok büyük olması gerekir ki uzakta olmasına rağmen aynı boyda görünsün. Buna göre Büyükten küçüğe Güneş, Dünya ve Ay şeklinde sıralanır.
Dünya’nın Katmanları
Dünya’nın bir küreye benzediğini öğrendiniz. Acaba bu kürenin içi nelerden oluşuyor olabilir? Dünya’nın içini aşağıdaki şekil üzerinde inceleyiniz. Dünya, iç içe geçmiş katmanlardan oluşur. Bu katmanlardan üç tanesini sizde gözlemleyebilirsiniz. İlk tabakada nefes alıp vermemizi sağlayan hava tabakası (atmosfer) bulunur. Okyanuslar ve denizler, su tabakasını (su küre) oluşturur. Bu iki tabakanın üzerinde yaşadığınız karaların oluşturduğu yer küredir (taş küre). Bu tabakalar dışında göremediğiniz tabakalar da vardır. Yerkürenin içinde ateş küre (magma) bulunur. Dünya’nın en iç tabakasında ağır küre (çekirdek) bulunur.
Dünya’nın şeklinin küre olduğu, hep aynı yöne giderek de ispatlanabilir. İzmir’den uçakla seyahate başladığınızı düşünelim. Bu seyahati, hep aynı yönde giderek yaparsanız tekrar İzmir’e varırsınız. Bu durum da ancak bir küre üzerinde gözlemlenebilir. Teknolojinin gelişimiyle uzaydan çekilen fotoğraflar, Dünya’nın küreye benzediğini kanıtlamaktadır. Top döndürüldüğünde cismin önden görünüşü bu şekilde olmaktadır.
Üzerinde yaşadığınız Dünya’nın şeklini, gözlemek zordur. Güneş’i gündüz, Ay’ı ise geceleri gökyüzünde gözleyebilirsiniz. Güneş ve Ay’ın küreye benzediği kolaylıkla fark edilebilir. Gözlemlerinizi düşündüğünüzde sizce Güneş, Dünya ve Ay’dan hangisi büyüktür? Büyüklükleri arasındaki ilişkiyi nasıl anlayabilirsiniz? Kerem ve ailesi, tatil için İzmir’den Antalya’ya gideceklerdi. Kerem, ilk defa uçağa bineceği için heyecanlıydı. Kerem, en çok da yüksekten Dünya’nın nasıl göründüğünü merak ediyordu. Kerem, dışarıyı daha iyi görebilmek için cam kenarına oturdu. Uçak, havalandı ve yükseldi. İlk başta Kerem, gözlerine inanamadı çünkü her şey gittikçe küçülüyordu. Kendini cüceler ülkesine, yukarıdan bakıyormuş gibi hissetti. Ama burası kesinlikle yaşadığı şehirdi, öyleyse neden her şey evdeki oyuncakları gibi görünüyorlardı? Binaların, arabaların, ağaçların böyle görünmesinin bir nedeni var mıydı? Uçak, yükseldikçe evler neden daha küçük görünüyordu? Cisimlerin gerçek boyutlarından küçük görünmesinin nedeni sizce ne olabilir? Kerem’in fark ettiği gibi cisimler, uzaklaştıkça küçük görünür. Çok uzaktaki ağaçların yakındakilerden küçük görünmesinin nedeni de budur. Bu özellik Dünya, Güneş ve Ay’ın büyüklüklerini anlamak için nasıl bir ipucu olabilir? Ay’ın Dünya’ya Güneş’ten daha yakın olduğu bilinmektedir. Buna rağmen Güneş ile Ay gökyüzünde aynı büyüklükte görünmektedir. Bu durumda hangisinin büyük olduğu söylenebilir? Uzaktaki cisim daha küçük görünmesine rağmen Güneş Ay’la yaklaşık aynı büyüklükte görünür. Buna göre Güneş’in çok büyük olması gerekir ki uzakta olmasına rağmen aynı boyda görünsün. Buna göre Büyükten küçüğe Güneş, Dünya ve Ay şeklinde sıralanır.
Dünya’nın Katmanları
Dünya’nın bir küreye benzediğini öğrendiniz. Acaba bu kürenin içi nelerden oluşuyor olabilir? Dünya’nın içini aşağıdaki şekil üzerinde inceleyiniz. Dünya, iç içe geçmiş katmanlardan oluşur. Bu katmanlardan üç tanesini sizde gözlemleyebilirsiniz. İlk tabakada nefes alıp vermemizi sağlayan hava tabakası (atmosfer) bulunur. Okyanuslar ve denizler, su tabakasını (su küre) oluşturur. Bu iki tabakanın üzerinde yaşadığınız karaların oluşturduğu yer küredir (taş küre). Bu tabakalar dışında göremediğiniz tabakalar da vardır. Yerkürenin içinde ateş küre (magma) bulunur. Dünya’nın en iç tabakasında ağır küre (çekirdek) bulunur.
Farklı Şekillerde Ay
Ay, bazı geceler gökyüzünde görünür, bazı geceler görünmez. Bu durum, Ay’ın ışık kaynağı olmamasındandır. Ay, Güneş’ten aldığı ışığı bize yansıtır. Güneş, bir ışık kaynağı olduğu için Ay ve Dünya’yı aydınlatır.
Ay'ın Dünya etrafında dolaşırken oluşturduğu farklı görüntüler, belli bir sırayı takip eder. Ay’ın bu farklı görüntüleri, düzenli olarak tekrarlanır. Ay’ın Dünya’nın etrafında dönmesi sonucu Ay'da oluşan farklı görüntülere Ay’ın evreleri denir. Ay bulunduğu evreye göre bazı adlar alır. Ay dünya etrafında dolanırken aynı zamanda kendi etrafındada döner. Ay bu hareketlerine sürekli devam eder çünkü Ay Dünya'nın uydusudur.
21.9. Hangouts
Dünyada pazarın lideri açık ara Whatsapp, Türkiye’de de en popüler uygulama. Rakibi; her
telefonda yüklü olan Facebook ve dahili mesajlaşma servisi… Sektöre yeni giren
WeeChat, BlackBerry tutkunlarının vazgeçilmesi BlackBerry Messenger gibi mesaj tabanlı
uygulamaların haricinde Viber ya da Skype da hem SMS’i, hem de sesli telefon
görüşmelerini tarihe gömmek için yarışıyor.
Google’ın “G Talk” isimli anlık mesajlaşma servisinin yerine geliştirdiğiHangouts ise çok
fonksiyonlu yapısıyla tüm rakiplerinin tahtına aday. Şimdilik kullanıcı sayısının az olmasını
saymazsak, bunu başarabilir de…
G Talk, mobil telefon desteği pek olmayan, hele mobil tarayıcılardan Gmail arayüzüne
girildiğinde hiç çalışmayan, alternatif üçüncü parti uygulamaları da Google hesabına erişme
izni aldığı için güven telkin etmeyen bir servisti. Neredeyse tüm numarası, masaüstü ya da
dizüstü bilgisayarda, Gmail web arayüzü açıkken, e-posta okuyup bir yandan sohbet etmek
üzerine kuruluydu.
Google Hangouts Nedir? Google Hangouts Ne İşe Yarar?
Sonunda Google, G Talk’ı tarihe gömdü ve dünyanın en çok kullanılan mobil işletim
sisteminin sahibi olmanın avantajıyla pazarı ele geçirmek için hem metin tabanlı mesajlaşma
hem de video-konferans özellikleri sunan yeni hizmeti Hangouts’u kullanıcılarına sundu.
Hangouts da hem yazarak mesajlaşabiliyor, hem de (aynı anda 10 kişiye kadar) video
konferans yapabiliyorsunuz. Ayrıca arkadaşlarınızla birbirinize fotoğraf göndermek,
kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerlerde ifadeler ile duygularınızı anlatmak hatta yaptığınız
video görüşmesini aynı anda kaydedip, daha sonra Youtube’dan yayınlamak da mümkün.
Hangouts’un en önemli artısı, her platformda kullanılabiliyor olması. Sadece telefonla değil,
masaüstü ya da dizüstü bilgisayardan Gmail ve Google+ arayüzlerine girerek, Android ya da
iOS cihazlarda kendi uygulamasını kullanarak, yine aynı
platformlarda Google+ uygulamasının içinden hatta Chorme eklentisi ile sadece tarayıcı
açıkken bile sohbet etmek mümkün. Artık Google Hangouts ne olduğunu ve hangouts ne işe
yaradığını öğrenmiş oldunuz. Şimdi ise aklına takılan hangouts nasıl kullanılır sorusuna
cevap vermek istiyoruz.
Hangouts Nasıl Kullanılır?
Öncelikle, bir Gmail ya da Google+ hesabınız olmalı. Bu hesapları kolayca açabilirsiniz.
Gmail hesabınıza web tarayıcınız ile girdiğinizde, sol alt köşede adres rehberinizdeki kişilerin
ya da en son e-posta alıp/gönderdiğiniz bağlantılarınızın isimlerini göreceksiniz. Eğer bu
kişiler o an çevrimiçi ise, isimlerinin yanında yeşil birer simge olacak. Üzerlerine tıklayarak
mesaj gönderebilir, eğer bilgisayarınızın bir kamerası varsa video sohbet başlatabilir ya da
telefon görüşmesi yapabilirsiniz.
Yine tarayıcınız ile Google+ profilinize girdiğinizde ise anasayfada sağda Hangouts sütununu
bulacaksınız.
Bir diğer yöntem, Android ya da iOS cihazınızda, ki bu akıllı telefon ya da tablet olabilir;
Hangouts uygulamasını indirerek kullanmak. Aynı şekilde, Google+ uygulamasının
menüsünden Hangouts sekmesine tıklayarak da ulaşabilirsiniz.
Son olarak ise Chrome tarayıcı için özel eklentisini yükleyerek Hangouts’u kullanmanız
mümkün.
Uygulamanın en önemli dezavantajı, Whastapp ya da Facebook Messenger gibi rakiplerine
oranla kullanıcı sayısının henüz çok fazla olmaması.Ancak gerek kullanım kolaylığı, gerek
stabillik, gerekse tasarım açısından tüm rakiplerinden çok daha iyi durumda.
Aslında Hangouts, yazıdan çok görüntülü-sesli sohbete odaklanmış durumda, bunu da
Google’ın Google Glass yatırımı olmasına bağlıyoruz. Şirketin amacı, özellikle Hangouts’un
canlı yayın ve çok kişili video-konferans özellikleri sayesinde Google Glass kullanıcılarına
farklı bir deneyim yaşatmak.
Gerçekten de, Hangouts’un gerek 10 kişiye kadar çoklu kullanıcıyı destekleyen video
konferans özelliği, gerekse iki kişi arasındaki video sohbeti Skype’a oranla daha kullanışlı.
Özellikle, video görüşme isteği gönderdiğiniz kişi çevrimiçi değilse bile telefonu çalarak
haberdar olması güzel düşünülmüş. Ayrıca çoklu konferans görüşmelerine daha sonradan
katılabilmek de mümkün.
Son dikkat çekici özellik ise, video görüşmelerini isterseniz aynı anda kaydedip, daha sonra
Youtube üzerinden yayınlayabilmeniz ve önceden planlanmış video görüşmelerini
takviminize kaydederek günü-saati geldiğinde katılabilmeniz.
Google Hangouts Ücretli Mi?
Google Hangouts ücretli mi soruları çok gelmeye başladı hemen yazıya eklemek istedik.
Google Hangouts tamamen ücretsizdir. Google Hangouts’u kullanmanız için iki araç gerekli:
1- Akıllı mobil cihaz, tablet veya bilgisayar
2- İnternet.
Hangouts Sms Nedir?
Android 4.0 ve sonraki sürümünde Hangouts uygulamasını kullanıyorsanız kısa mesaj (SMS
ve MMS), fotoğraf ve video gönderip alabilirsiniz. Bu şu demek oluyor; WhatsApp veya
telefonunuzdan gönderdiğiniz sms’lerden bir farkı yok.
Hangouts Sms Ücretli Mi?
Resim, video veya mesaj gönderimleri için cep telefonu operatörünüzün kısa mesaj ücreti
uygulanıyor.
Telefonlardan Hangouts Nasıl Kaldırılır?
Ayarlar -> Uygulamalar -> Tümü bölümünden Hangouts’ı bulup, giriş yapıyoruz.
“Güncellemeleri kaldır” butonuna dokunuyoruz, güncellemelerin kaldırılmasını onaylıyoruz,
uygulamanın fabrika çıkış versiyonuna döneceğini onaylıyoruz, kaldırmanın tamamlanmasını
bekliyoruz ve kaldırma tamamlandıktan sonra Hangouts isminin Google Talk’a dönüştüğünü
görüyoruz, Google Talk’a dönüş yapmış oluyorsunuz.
KAYNAK: http://www.teknoblog.com/google-hangouts-android-guncelleme-86732/
http://sosyalmedyakulubu.com.tr/faydali-bilgiler/gooogle-hangouts-nedir-ve-nasil- kullanilir.html
telefonda yüklü olan Facebook ve dahili mesajlaşma servisi… Sektöre yeni giren
WeeChat, BlackBerry tutkunlarının vazgeçilmesi BlackBerry Messenger gibi mesaj tabanlı
uygulamaların haricinde Viber ya da Skype da hem SMS’i, hem de sesli telefon
görüşmelerini tarihe gömmek için yarışıyor.
Google’ın “G Talk” isimli anlık mesajlaşma servisinin yerine geliştirdiğiHangouts ise çok
fonksiyonlu yapısıyla tüm rakiplerinin tahtına aday. Şimdilik kullanıcı sayısının az olmasını
saymazsak, bunu başarabilir de…
G Talk, mobil telefon desteği pek olmayan, hele mobil tarayıcılardan Gmail arayüzüne
girildiğinde hiç çalışmayan, alternatif üçüncü parti uygulamaları da Google hesabına erişme
izni aldığı için güven telkin etmeyen bir servisti. Neredeyse tüm numarası, masaüstü ya da
dizüstü bilgisayarda, Gmail web arayüzü açıkken, e-posta okuyup bir yandan sohbet etmek
üzerine kuruluydu.
Google Hangouts Nedir? Google Hangouts Ne İşe Yarar?
Sonunda Google, G Talk’ı tarihe gömdü ve dünyanın en çok kullanılan mobil işletim
sisteminin sahibi olmanın avantajıyla pazarı ele geçirmek için hem metin tabanlı mesajlaşma
hem de video-konferans özellikleri sunan yeni hizmeti Hangouts’u kullanıcılarına sundu.
Hangouts da hem yazarak mesajlaşabiliyor, hem de (aynı anda 10 kişiye kadar) video
konferans yapabiliyorsunuz. Ayrıca arkadaşlarınızla birbirinize fotoğraf göndermek,
kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerlerde ifadeler ile duygularınızı anlatmak hatta yaptığınız
video görüşmesini aynı anda kaydedip, daha sonra Youtube’dan yayınlamak da mümkün.
Hangouts’un en önemli artısı, her platformda kullanılabiliyor olması. Sadece telefonla değil,
masaüstü ya da dizüstü bilgisayardan Gmail ve Google+ arayüzlerine girerek, Android ya da
iOS cihazlarda kendi uygulamasını kullanarak, yine aynı
platformlarda Google+ uygulamasının içinden hatta Chorme eklentisi ile sadece tarayıcı
açıkken bile sohbet etmek mümkün. Artık Google Hangouts ne olduğunu ve hangouts ne işe
yaradığını öğrenmiş oldunuz. Şimdi ise aklına takılan hangouts nasıl kullanılır sorusuna
cevap vermek istiyoruz.
Hangouts Nasıl Kullanılır?
Öncelikle, bir Gmail ya da Google+ hesabınız olmalı. Bu hesapları kolayca açabilirsiniz.
Gmail hesabınıza web tarayıcınız ile girdiğinizde, sol alt köşede adres rehberinizdeki kişilerin
ya da en son e-posta alıp/gönderdiğiniz bağlantılarınızın isimlerini göreceksiniz. Eğer bu
kişiler o an çevrimiçi ise, isimlerinin yanında yeşil birer simge olacak. Üzerlerine tıklayarak
mesaj gönderebilir, eğer bilgisayarınızın bir kamerası varsa video sohbet başlatabilir ya da
telefon görüşmesi yapabilirsiniz.
Yine tarayıcınız ile Google+ profilinize girdiğinizde ise anasayfada sağda Hangouts sütununu
bulacaksınız.
Bir diğer yöntem, Android ya da iOS cihazınızda, ki bu akıllı telefon ya da tablet olabilir;
Hangouts uygulamasını indirerek kullanmak. Aynı şekilde, Google+ uygulamasının
menüsünden Hangouts sekmesine tıklayarak da ulaşabilirsiniz.
Son olarak ise Chrome tarayıcı için özel eklentisini yükleyerek Hangouts’u kullanmanız
mümkün.
Uygulamanın en önemli dezavantajı, Whastapp ya da Facebook Messenger gibi rakiplerine
oranla kullanıcı sayısının henüz çok fazla olmaması.Ancak gerek kullanım kolaylığı, gerek
stabillik, gerekse tasarım açısından tüm rakiplerinden çok daha iyi durumda.
Aslında Hangouts, yazıdan çok görüntülü-sesli sohbete odaklanmış durumda, bunu da
Google’ın Google Glass yatırımı olmasına bağlıyoruz. Şirketin amacı, özellikle Hangouts’un
canlı yayın ve çok kişili video-konferans özellikleri sayesinde Google Glass kullanıcılarına
farklı bir deneyim yaşatmak.
Gerçekten de, Hangouts’un gerek 10 kişiye kadar çoklu kullanıcıyı destekleyen video
konferans özelliği, gerekse iki kişi arasındaki video sohbeti Skype’a oranla daha kullanışlı.
Özellikle, video görüşme isteği gönderdiğiniz kişi çevrimiçi değilse bile telefonu çalarak
haberdar olması güzel düşünülmüş. Ayrıca çoklu konferans görüşmelerine daha sonradan
katılabilmek de mümkün.
Son dikkat çekici özellik ise, video görüşmelerini isterseniz aynı anda kaydedip, daha sonra
Youtube üzerinden yayınlayabilmeniz ve önceden planlanmış video görüşmelerini
takviminize kaydederek günü-saati geldiğinde katılabilmeniz.
Google Hangouts Ücretli Mi?
Google Hangouts ücretli mi soruları çok gelmeye başladı hemen yazıya eklemek istedik.
Google Hangouts tamamen ücretsizdir. Google Hangouts’u kullanmanız için iki araç gerekli:
1- Akıllı mobil cihaz, tablet veya bilgisayar
2- İnternet.
Hangouts Sms Nedir?
Android 4.0 ve sonraki sürümünde Hangouts uygulamasını kullanıyorsanız kısa mesaj (SMS
ve MMS), fotoğraf ve video gönderip alabilirsiniz. Bu şu demek oluyor; WhatsApp veya
telefonunuzdan gönderdiğiniz sms’lerden bir farkı yok.
Hangouts Sms Ücretli Mi?
Resim, video veya mesaj gönderimleri için cep telefonu operatörünüzün kısa mesaj ücreti
uygulanıyor.
Telefonlardan Hangouts Nasıl Kaldırılır?
Ayarlar -> Uygulamalar -> Tümü bölümünden Hangouts’ı bulup, giriş yapıyoruz.
“Güncellemeleri kaldır” butonuna dokunuyoruz, güncellemelerin kaldırılmasını onaylıyoruz,
uygulamanın fabrika çıkış versiyonuna döneceğini onaylıyoruz, kaldırmanın tamamlanmasını
bekliyoruz ve kaldırma tamamlandıktan sonra Hangouts isminin Google Talk’a dönüştüğünü
görüyoruz, Google Talk’a dönüş yapmış oluyorsunuz.
KAYNAK: http://www.teknoblog.com/google-hangouts-android-guncelleme-86732/
http://sosyalmedyakulubu.com.tr/faydali-bilgiler/gooogle-hangouts-nedir-ve-nasil- kullanilir.html
21.8. Google Goggles
Google Goggles sayesinde fotoğraf çekerek arama yapabilirsiniz. Android cihazlarınızın
kamerası ile ünlü bir tablonun, ünlü ve önemli bir mekanın, bir vitrinin veya herhangi bir
nesnenin fotoğrafını çekerek arama yapabilirsiniz. Goggles, arama yaptığınız resim ile
ilgili veritabanın da bilgi bulursa sizin için faydalı bilgiler sunar. Adını bilmediğiniz
herhangi bir şeyi aratarak onun hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Hızla geliştirilmeye
devam edilen uygulamanın yakın zamanda herkesin kullanmak isteyeceği bir hâl
alacağına inanıyorum. Adını öğrenmek istediğiniz nesnelerden markasını öğrenmek
istediğiniz ürünlere kadar bir çok şey hakkında sadece fotoğrafını çekerek bilgi sahibi
olabilirsiniz. Aynı zamanda barkod / QR kodu tarayıcı olarakta kullanılabilen Goggles,
ayrıca yabancı dilde ki metinleri çevirebiliyor. Türkçe dahil 8 farklı dil ile yazılmış metinleri
okuyabilen Goggles ile bu metinleri herhangi bir dile çeviri yapabilirsiniz. Ek olarak Optik
Karakter Tanıma özelliği ile metinleri tarayabilirsiniz.
KAYNAK:http://www.androidplatformu.com/uygulamalar/google-goggles-fotograf-cekerek-arama- yapin.html
kamerası ile ünlü bir tablonun, ünlü ve önemli bir mekanın, bir vitrinin veya herhangi bir
nesnenin fotoğrafını çekerek arama yapabilirsiniz. Goggles, arama yaptığınız resim ile
ilgili veritabanın da bilgi bulursa sizin için faydalı bilgiler sunar. Adını bilmediğiniz
herhangi bir şeyi aratarak onun hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Hızla geliştirilmeye
devam edilen uygulamanın yakın zamanda herkesin kullanmak isteyeceği bir hâl
alacağına inanıyorum. Adını öğrenmek istediğiniz nesnelerden markasını öğrenmek
istediğiniz ürünlere kadar bir çok şey hakkında sadece fotoğrafını çekerek bilgi sahibi
olabilirsiniz. Aynı zamanda barkod / QR kodu tarayıcı olarakta kullanılabilen Goggles,
ayrıca yabancı dilde ki metinleri çevirebiliyor. Türkçe dahil 8 farklı dil ile yazılmış metinleri
okuyabilen Goggles ile bu metinleri herhangi bir dile çeviri yapabilirsiniz. Ek olarak Optik
Karakter Tanıma özelliği ile metinleri tarayabilirsiniz.
KAYNAK:http://www.androidplatformu.com/uygulamalar/google-goggles-fotograf-cekerek-arama- yapin.html
21.7. Google Slaytlar
Google Slaytlar
Google Slayt uygulamasını kullanması oldukça kolay. Sunum oluşturma sayfasını açtığınızda
sizlere tasarım ile ilgili birçok seçenek sunuluyor. İstediğiniz temayı seçtikten sonra sunum
oluşturmaya başlıyorsunuz. Hazırlayacağınız sunumlara kolaylıkla başlık ekleyebiliyorsunuz.
Alt başlıklara açıklamada yapabildiğiniz gibi resim ekleme özelliğinden yararlanarak,
seçtiğiniz resmi sunumda kolaylıkla kullanabiliyorsunuz. Dilerseniz slaytlarınız arasına
geçişler ekleyip daha etkileyici sunumlar yaratabilirsiniz. Hazırladığınız sunumun temasını
değiştirmek isterseniz, tema seçeneklerini kullanarak tema değişikliği yapabiliyorsunuz
Sütun şekillerini kendi zevkinize göre ayarlayabilirken, sunumunuza tablo ekleyerek
konularınızı da rahatlıkla sıralayabiliyorsunuz.
Google sunum alanı size internetin olduğu her yerde çalışma imkânı sunuyor. Sunum
hazırlamak için birçok özelliğe sahip. Ayrıca size bilgilerinizi başkalarıyla paylaşma imkânı
sunuyor. Şimdi diğer sunum araçlarında bulunmayan özelliklerine bakalım: Bilgisayarınızda
bulunan sunum dosyalarını Google ortamına aktarabilirsiniz. Bunun için dosya menüsünden
Bir sunumu karşıya yükle seçeneğine tıklayın. Gelen pencereden dosyanızın yolunu belirtip
yükle düğmesine tıklayın. Hazırladığınız sunum dosyasını .pdf, .ppt veya .txt uzantılı
dosyalar olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Bunu için dosya menüsünden Sunumu şu
şekilde indir seçeneğinden indirmek istediğiniz dosya türünü seçin. Gelen pencereden
dosyanızı kaydedeceğiniz yeri belirtin. Dosya menüsündeki Düzeltme Geçmişini kullanarak
daha önce yaptığınız değişikliklere dönebilir ve çalışmanıza oradan devam edebilirsiniz.
Buradan sadece sizin yaptığınız değişiklikleri değil, diğer kullanıcıların yaptığı değişiklikleri
de görebilirsiniz. Fakat kelime işlemcide olduğu gibi dosyaları karşılaştırma imkânı
sunmuyor. Google sunum alanı diğer dokümanlarda olduğu gibi sunumu paylaşma imkânı
sunuyor. Bunun için paylaş menüsünden Başkalarıyla paylaş seçeneğine tıklayın. Bu
dosyayı paylaş penceresi gelecektir. Buradan ayarlarınızı yaptıktan sonra dokümanınızı
paylaşmaya başlayabilirsiniz. Ayrıca paylaş menüsünden yayınla/katılaştır seçeneğini
kullanarak sunumunuzu internet ortamında yayınlayabilirsiniz.
KAYNAK: http://innovaktif.com/google-drive-ile-ilgi-cekici-ve-dinamik-sunumlar-olusturun/
http://its.metu.edu.tr/seminerler/google%20dokumanlar.pdf
Google Slayt uygulamasını kullanması oldukça kolay. Sunum oluşturma sayfasını açtığınızda
sizlere tasarım ile ilgili birçok seçenek sunuluyor. İstediğiniz temayı seçtikten sonra sunum
oluşturmaya başlıyorsunuz. Hazırlayacağınız sunumlara kolaylıkla başlık ekleyebiliyorsunuz.
Alt başlıklara açıklamada yapabildiğiniz gibi resim ekleme özelliğinden yararlanarak,
seçtiğiniz resmi sunumda kolaylıkla kullanabiliyorsunuz. Dilerseniz slaytlarınız arasına
geçişler ekleyip daha etkileyici sunumlar yaratabilirsiniz. Hazırladığınız sunumun temasını
değiştirmek isterseniz, tema seçeneklerini kullanarak tema değişikliği yapabiliyorsunuz
Sütun şekillerini kendi zevkinize göre ayarlayabilirken, sunumunuza tablo ekleyerek
konularınızı da rahatlıkla sıralayabiliyorsunuz.
Google sunum alanı size internetin olduğu her yerde çalışma imkânı sunuyor. Sunum
hazırlamak için birçok özelliğe sahip. Ayrıca size bilgilerinizi başkalarıyla paylaşma imkânı
sunuyor. Şimdi diğer sunum araçlarında bulunmayan özelliklerine bakalım: Bilgisayarınızda
bulunan sunum dosyalarını Google ortamına aktarabilirsiniz. Bunun için dosya menüsünden
Bir sunumu karşıya yükle seçeneğine tıklayın. Gelen pencereden dosyanızın yolunu belirtip
yükle düğmesine tıklayın. Hazırladığınız sunum dosyasını .pdf, .ppt veya .txt uzantılı
dosyalar olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Bunu için dosya menüsünden Sunumu şu
şekilde indir seçeneğinden indirmek istediğiniz dosya türünü seçin. Gelen pencereden
dosyanızı kaydedeceğiniz yeri belirtin. Dosya menüsündeki Düzeltme Geçmişini kullanarak
daha önce yaptığınız değişikliklere dönebilir ve çalışmanıza oradan devam edebilirsiniz.
Buradan sadece sizin yaptığınız değişiklikleri değil, diğer kullanıcıların yaptığı değişiklikleri
de görebilirsiniz. Fakat kelime işlemcide olduğu gibi dosyaları karşılaştırma imkânı
sunmuyor. Google sunum alanı diğer dokümanlarda olduğu gibi sunumu paylaşma imkânı
sunuyor. Bunun için paylaş menüsünden Başkalarıyla paylaş seçeneğine tıklayın. Bu
dosyayı paylaş penceresi gelecektir. Buradan ayarlarınızı yaptıktan sonra dokümanınızı
paylaşmaya başlayabilirsiniz. Ayrıca paylaş menüsünden yayınla/katılaştır seçeneğini
kullanarak sunumunuzu internet ortamında yayınlayabilirsiniz.
KAYNAK: http://innovaktif.com/google-drive-ile-ilgi-cekici-ve-dinamik-sunumlar-olusturun/
http://its.metu.edu.tr/seminerler/google%20dokumanlar.pdf
21.6. Google Tablolar
Google Tablolar
Google tablo işlemci, bir tablo işlemcide bulunması gereken birçok özelliğe sahiptir.
Diğerlerinden ayrılan özellikleri ise şunlardır: Bilgisayarınızda bulunan bir dosyayı Google
ortamına aktarabilir ve internetin bulunduğu her ortamda tablo işlemcide çalışabilirsiniz.
Dosyanızı aktarmak için;
Dosya menüsünden Al veya Aç seçeneğine tıklayın. Daha sonra gelen pencerelerden
dosyanızın yolunu belirtin. Dosya menüsündeki Düzeltme Geçmişini kullanarak daha önce
yaptığınız değişikliklere dönebilir ve çalışmanıza oradan devam edebilirsiniz. Buradan
sadece sizin yaptığınız değişiklikleri değil, diğer kullanıcıların yaptığı değişiklikleri de
görebilirsiniz. Fakat kelime işlemcide olduğu gibi karşılaştırma imkânı sunmuyor. Tablo
işlemci de kelime işlemi gibi dosyaları başkalarıyla paylaşma imkânı sunuyor. Bunun için
paylaş menüsünden Kişileri davet et seçeneğini tıklayın. Gelen pencereden istediğiniz
kişilerin e-posta adreslerini girerek, dosyanıza erişimlerine izin verebilirsiniz. İleti
gönderebilirsiniz.
Paylaş menüsünden Herkesle paylaş seçeneğini tıklayarak, dosyanızın görüntülenmesi ile
ilgili ayarları yapabilirsiniz. Burada eğer Her zaman oturum açmayı gerektir seçeneğini
işaretlerseniz dosyayı paylaştığınız kişiler Google üzerinde hesaplarını açmadan dosyanıza
erişemezler. Fakat Kişilerin oturum açmadan görüntülemesine izin ver veya Kişilerin oturum
açmadan düzenleme yapmasına izin ver seçeneklerinden birini seçerseniz, Google sizin
dosyanız için bir web adresi atayacaktır. Böylece bu siteye giren kişi(ler) dosyayı görebilecek
ve düzenleme yapabilecektir.
Diğer dokümanlarda olduğu gibi tablo işlemcide hazırladığınız dosyanızı internet ortamında
yayınlayabilirsiniz. Bunun için paylaş menüsünden Web sayfası olarak yayınla seçeneğini
tıklayın. Gelen pencereden şimdi yayınla düğmesine tıklayın. Burada bildirim kurallarınız
isteniyor bu ayarları da yaptıktan sonra yayınlama işleminiz gerçekleşecektir. Bildirim
kuralları ile belirlediğiniz şekilde dosya üzerinde yapılan bir değişiklikten haberdar olmanız
mümkündür. Tablo işlemcide başka biriyle ortak çalıştığınız bir dokümanı aynı zaman
içerisinde kullanıyorsanız, Google size sağ tarafta açılan pencere üzerinden konuşma imkânı
sunuyor.
KAYNAK: http://its.metu.edu.tr/seminerler/google%20dokumanlar.pdf
Google tablo işlemci, bir tablo işlemcide bulunması gereken birçok özelliğe sahiptir.
Diğerlerinden ayrılan özellikleri ise şunlardır: Bilgisayarınızda bulunan bir dosyayı Google
ortamına aktarabilir ve internetin bulunduğu her ortamda tablo işlemcide çalışabilirsiniz.
Dosyanızı aktarmak için;
Dosya menüsünden Al veya Aç seçeneğine tıklayın. Daha sonra gelen pencerelerden
dosyanızın yolunu belirtin. Dosya menüsündeki Düzeltme Geçmişini kullanarak daha önce
yaptığınız değişikliklere dönebilir ve çalışmanıza oradan devam edebilirsiniz. Buradan
sadece sizin yaptığınız değişiklikleri değil, diğer kullanıcıların yaptığı değişiklikleri de
görebilirsiniz. Fakat kelime işlemcide olduğu gibi karşılaştırma imkânı sunmuyor. Tablo
işlemci de kelime işlemi gibi dosyaları başkalarıyla paylaşma imkânı sunuyor. Bunun için
paylaş menüsünden Kişileri davet et seçeneğini tıklayın. Gelen pencereden istediğiniz
kişilerin e-posta adreslerini girerek, dosyanıza erişimlerine izin verebilirsiniz. İleti
gönderebilirsiniz.
Paylaş menüsünden Herkesle paylaş seçeneğini tıklayarak, dosyanızın görüntülenmesi ile
ilgili ayarları yapabilirsiniz. Burada eğer Her zaman oturum açmayı gerektir seçeneğini
işaretlerseniz dosyayı paylaştığınız kişiler Google üzerinde hesaplarını açmadan dosyanıza
erişemezler. Fakat Kişilerin oturum açmadan görüntülemesine izin ver veya Kişilerin oturum
açmadan düzenleme yapmasına izin ver seçeneklerinden birini seçerseniz, Google sizin
dosyanız için bir web adresi atayacaktır. Böylece bu siteye giren kişi(ler) dosyayı görebilecek
ve düzenleme yapabilecektir.
Diğer dokümanlarda olduğu gibi tablo işlemcide hazırladığınız dosyanızı internet ortamında
yayınlayabilirsiniz. Bunun için paylaş menüsünden Web sayfası olarak yayınla seçeneğini
tıklayın. Gelen pencereden şimdi yayınla düğmesine tıklayın. Burada bildirim kurallarınız
isteniyor bu ayarları da yaptıktan sonra yayınlama işleminiz gerçekleşecektir. Bildirim
kuralları ile belirlediğiniz şekilde dosya üzerinde yapılan bir değişiklikten haberdar olmanız
mümkündür. Tablo işlemcide başka biriyle ortak çalıştığınız bir dokümanı aynı zaman
içerisinde kullanıyorsanız, Google size sağ tarafta açılan pencere üzerinden konuşma imkânı
sunuyor.
KAYNAK: http://its.metu.edu.tr/seminerler/google%20dokumanlar.pdf
21.5. Google Dökümanlar
1.Google Dokümanlar Servisi Nedir?
Google dokümanlar servisi; İnternetin olduğu her ortamda metin dosyaları, e-tablolar,
sunumlar ve formlar hazırlayıp onları saklayabileceğiniz, tek başınıza veya başkalarıyla
birlikte bu belgelerin üstünde çalışabileceğiniz, bunları başkalarıyla paylaşabileceğiniz etkili
bir ortamdır. Örneğin, öğrencilerinizden grup olarak hazırlamalarını istediğiniz bir raporu bu
ortamda takip edebilirsiniz. Doküman üzerinde kimlerin çalıştığını, ne zaman çalıştıklarını ve
doküman üzerinde yaptıkları değişiklikleri görebilirsiniz. Böylece, yaptıkları bir hatada veya
eksiklikte onlara geri dönebilir ve vakit kaybetmeden yardımcı olabilirsiniz. Bu dokümanlar
ofis programlarına göre daha temel özelliklere sahiptir. Fakat bu ortamda hazırlanan
dosyaları bilgisayarınıza farklı dosya türlerinde (.doc, .html, .odt, .pdf, .rtf, .sxw, .ppt, .pps,
.csv, .xls, .ods) indirmeniz veya bilgisayarda bulunan dosyanızı bu ortama aktarmanız
mümkün olduğu için bu eksiklikler gözardı edilebilir. Google dokümanlar servisini
kullanabilmeniz için öncelikle bir Google hesabına sahip olmalısınız. Bunun için;
http://docs.google.com adresine girin. Eğer bir hesabınız varsa, açılan sayfada bulunan
formu doldurarak hesabınıza erişebilirsiniz. Eğer hesabınız yoksa formun altında bulunan
Başlayın düğmesine tıklayıp, ilgili formu uygun bilgilerle doldurun. Hesabınız oluşacaktır.
Hesabınıza girdikten sonra, sayfada yer alan Dokümanlar seçeneğini tıkladığınızda Google
dokümanlar servisine ulaşabilirsiniz. Google dokümanlar servisini ilk açtığınızda aşağıdaki
gibi bir pencere ile karşılaşacaksınız.
1.1 Yeni Doküman Oluşturma Yeni bir doküman oluşturmak için menü çubuğundaki yeni
menüsünden oluşturmak istediğimiz dosya türünü seçmeniz yeterlidir. Ayrıca buradan
klasör de oluşturabilirsiniz.
1.2 Dosya Yükleme Google dokümanlar servisinde bilgisayarınızda çalıştığınız bir dosyayı
yükleyebilir ve Google dokümanlar servisinde çalışmanıza devam edebilirsiniz. Dosyayı
yüklemek için menü çubuğundan karşıya yükle düğmesini tıklayın. Daha sonra dosya
yükle sayfası açılacaktır. Buradan browse düğmesini tıklayıp yüklemek istediğiniz
dosyayı seçin. Ayrıca, internet üzerinde bulunan bir dosyanın adresini girerek oradaki
dosyayı dokümanlara yükleyebilirsiniz. Eğer dosyayı farklı adlandırmak istiyorsanız onu
da belirterek dosyayı yükle düğmesine tıklayın. Dosyanız dosya türüne göre uygun olan
dokümanda açılacaktır.
1.3 1.3 Dosya Paylaşımı Google dokümanlar servisinde hazırladığınız dosyaları başka
kişilerle paylaşabilirsiniz. Fakat gönderdiğiniz kişinin dokümanınız üzerinde değişiklik
yapmasını istiyorsanız o kişinin de bir Google hesabı olması gerekir. Aksi halde
gönderdiğiniz kişi dosyayı sadece görüntüleyebilir. İstediğiniz dosyayı paylaşmak için
dosyayı seçtikten sonra menü çubuğundan paylaş düğmesini tıklayın.
1.4 1.4 Dosyaları Gizlemek, Silmek ve Yeniden Adlandırmak Google dokümanlar servisinde
istediğiniz dosyayı menü çubuğundaki sil ve yeniden adlandır seçeneklerini kullanarak
silebilir veya yeniden adlandırabilirsiniz. Ayrıca gizle seçeneğinden dosyanızı
gizleyebilirsiniz. Gizledikten sonra sol taraftaki menüden gizli seçeneğiyle gizli
dosyalarınızı görebilir, burada seçtiğiniz dosyanızı menü çubuğundaki gizli yerine gelen
göster seçeneğinden tekrar anasayfada gösterebilirsiniz.
2. Google dokümanlar Servis Araçları 2.1 Kelime İşlemci
2.2 Tablo İşlemci
2.3 Sunum Alanı
2.4 Form (Anket) Alanı Oluşturmak
KAYNAK:http://e-bergi.com/y/google-dkmanlar
http://its.metu.edu.tr/seminerler/google%20dokumanlar.pdf
Google dokümanlar servisi; İnternetin olduğu her ortamda metin dosyaları, e-tablolar,
sunumlar ve formlar hazırlayıp onları saklayabileceğiniz, tek başınıza veya başkalarıyla
birlikte bu belgelerin üstünde çalışabileceğiniz, bunları başkalarıyla paylaşabileceğiniz etkili
bir ortamdır. Örneğin, öğrencilerinizden grup olarak hazırlamalarını istediğiniz bir raporu bu
ortamda takip edebilirsiniz. Doküman üzerinde kimlerin çalıştığını, ne zaman çalıştıklarını ve
doküman üzerinde yaptıkları değişiklikleri görebilirsiniz. Böylece, yaptıkları bir hatada veya
eksiklikte onlara geri dönebilir ve vakit kaybetmeden yardımcı olabilirsiniz. Bu dokümanlar
ofis programlarına göre daha temel özelliklere sahiptir. Fakat bu ortamda hazırlanan
dosyaları bilgisayarınıza farklı dosya türlerinde (.doc, .html, .odt, .pdf, .rtf, .sxw, .ppt, .pps,
.csv, .xls, .ods) indirmeniz veya bilgisayarda bulunan dosyanızı bu ortama aktarmanız
mümkün olduğu için bu eksiklikler gözardı edilebilir. Google dokümanlar servisini
kullanabilmeniz için öncelikle bir Google hesabına sahip olmalısınız. Bunun için;
http://docs.google.com adresine girin. Eğer bir hesabınız varsa, açılan sayfada bulunan
formu doldurarak hesabınıza erişebilirsiniz. Eğer hesabınız yoksa formun altında bulunan
Başlayın düğmesine tıklayıp, ilgili formu uygun bilgilerle doldurun. Hesabınız oluşacaktır.
Hesabınıza girdikten sonra, sayfada yer alan Dokümanlar seçeneğini tıkladığınızda Google
dokümanlar servisine ulaşabilirsiniz. Google dokümanlar servisini ilk açtığınızda aşağıdaki
gibi bir pencere ile karşılaşacaksınız.
1.1 Yeni Doküman Oluşturma Yeni bir doküman oluşturmak için menü çubuğundaki yeni
menüsünden oluşturmak istediğimiz dosya türünü seçmeniz yeterlidir. Ayrıca buradan
klasör de oluşturabilirsiniz.
1.2 Dosya Yükleme Google dokümanlar servisinde bilgisayarınızda çalıştığınız bir dosyayı
yükleyebilir ve Google dokümanlar servisinde çalışmanıza devam edebilirsiniz. Dosyayı
yüklemek için menü çubuğundan karşıya yükle düğmesini tıklayın. Daha sonra dosya
yükle sayfası açılacaktır. Buradan browse düğmesini tıklayıp yüklemek istediğiniz
dosyayı seçin. Ayrıca, internet üzerinde bulunan bir dosyanın adresini girerek oradaki
dosyayı dokümanlara yükleyebilirsiniz. Eğer dosyayı farklı adlandırmak istiyorsanız onu
da belirterek dosyayı yükle düğmesine tıklayın. Dosyanız dosya türüne göre uygun olan
dokümanda açılacaktır.
1.3 1.3 Dosya Paylaşımı Google dokümanlar servisinde hazırladığınız dosyaları başka
kişilerle paylaşabilirsiniz. Fakat gönderdiğiniz kişinin dokümanınız üzerinde değişiklik
yapmasını istiyorsanız o kişinin de bir Google hesabı olması gerekir. Aksi halde
gönderdiğiniz kişi dosyayı sadece görüntüleyebilir. İstediğiniz dosyayı paylaşmak için
dosyayı seçtikten sonra menü çubuğundan paylaş düğmesini tıklayın.
1.4 1.4 Dosyaları Gizlemek, Silmek ve Yeniden Adlandırmak Google dokümanlar servisinde
istediğiniz dosyayı menü çubuğundaki sil ve yeniden adlandır seçeneklerini kullanarak
silebilir veya yeniden adlandırabilirsiniz. Ayrıca gizle seçeneğinden dosyanızı
gizleyebilirsiniz. Gizledikten sonra sol taraftaki menüden gizli seçeneğiyle gizli
dosyalarınızı görebilir, burada seçtiğiniz dosyanızı menü çubuğundaki gizli yerine gelen
göster seçeneğinden tekrar anasayfada gösterebilirsiniz.
2. Google dokümanlar Servis Araçları 2.1 Kelime İşlemci
2.2 Tablo İşlemci
2.3 Sunum Alanı
2.4 Form (Anket) Alanı Oluşturmak
KAYNAK:http://e-bergi.com/y/google-dkmanlar
http://its.metu.edu.tr/seminerler/google%20dokumanlar.pdf
21.4 Google Drive
Google Drive Google’ın bulutta dosyalarınızı saklamak için sağladığı 30 GB’lık web alanıdır.
İsteğe göre bu kapasite ek depolama alanı satın alınarak arttırılabilir. Bu alanı 100 GB’a
çıkartmak için senelik 25$ harcamanız yeterli.(Nisan 2014) Önümüzdeki günlerde aynı fiyata
bu kapasitenin çok daha fazla almanız mümkün olacak.
Google’ın 2012 yılında devreye aldığı bu servis sayesinde cihaz bağımsız, Internet bağlantısı
olan ya da olmayan(offline özelliği) yerlerden dosyalarınıza ulaşıp görüntüleyebilir ve
değişiklikler gerçekleştirebilirsiniz. Tekrar Internet’e bağlandığınızda bu değişiklikler otomatik
olarak senkronize edilecektir.Yoğun e-mail ve dosya trafiği yaşadığımız son dönemde
dosyalarınızı Google Drive servisi üzerinde tutarak mobil cihazlarınızdan, tablet veya dizüstü
bilgisayarınızdan bir şekilde ulaşabilirsiniz. Ofis bilgisayarınızda çalıştığınız bir dosyaya
servis aracında akıllı telefonunuza yüklü uygulamasından ulaşıp görüntüleyebilir ve
değişiklikler yapabilirsiniz. Sonrasında çalışma arkadaşlarınızdan geri bildirim almak için
onlarla paylaşabilir ya da onların da yorumlarını eklemesi için davet edebilirsiniz!
Bu sistem ile her cihaz zaman ve mekan bağımsız olarak ofisiniz, çalışma alanınız haline
geliyor!Sıkça karşımıza çıkan bir sorun da e-mail ile gönderemeyeceğimiz bir dosyanın,
resmin ya da videonun karşı tarafa ulaştırılmasıdır. Google Drive bu konuda da yardımcı
oluyor. Dosya ya da dosyaları Google Drive’ a web arabirimi ya da masa üstü uygulaması ile
kolayca yükleme yapıp, karşıdaki kişiye paylaştırmak yeterli olacaktır.Sunumunuzu
yüklediğiniz dizüstü bilgisayarı evde unuttunuz; hiç sorun değil! Herhangi bir laptoptan ya da
mobil cihazdan kolayca ulaşabilirsiniz. Örneğin yanınızda hiçbir cihaz yok. Eğer ortamda bir
iPad var ise kolayca kendi hesabınıza bağlanıp dosyanıza ulaşabilirsiniz!
iPad’ inizden sunum yapmak artık çok kolay! Kendinize e-mail atmanıza gerek yok;
dosyalarınızı Google Drive’ a yükledikten sonra gerek uygulaması, gerekse de web ara
bildiriminden kolayca ulaşıp, sunumunuza başlayabilirsiniz. Tercihinize göre Internet
bağlantısı olmadan da bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.
Sunum yapacağınız ortamda Apple TV var ise hiçbir kablo bağlantısına gerek kalmadan tüm
Apple cihazlarınızdan “Airplay” özelliğini kullanarak hemen sunumunuza başlayabilirsiniz.
iPhone’ nunuzdan sunum yaparak çevrenizdekileri şaşırtabilirsiniz! Bu özellik sayesinde
kablo trafiğini engellemenin yanında projektör bağlantıları için gerekli olan adaptörlerle de
vakit kaybetmemiş olursunuz.Çalışma ortamlarına “dosyayı nereye kopyalamıştım?” derdine
de deva olan Google Drive’ ın gelişmiş arama özellikleriyle istediğiniz bilgiye ve dosyaya
saniyeler içinde ulaşıp, istediğiniz kişilerle paylaşabilirsiniz.
Google Drive okul ortamlarında özellikle öğretmen-öğrenci dosya paylaşımlarında
kullanılabileceği gibi aynı zamanda yönetimsel fonksiyonların da hızlı ve güvenli bir şekilde
gerçekleşmesine büyük katkı sağlayacaktır. Sınıflarınızda iPad, Apple TV ve Google Drive
üçgenini mutlaka deneyin!
http://www.webtekno.com/yazilim/google-drive-nedir-nasil-kullanilir-h251.html
Google Drive Uygulaması Nasıl Kullanılır?
iOS veya Android işletim sistemlerinde bu uygulamayı kullanabiliriz. Uygulamanın basit ve
sade bir dile sahip olup, anlaşılabilir olması çok iyi. Uygulamaya girip alt tarafta bulunan
“yükle” kısmından telefonumuzdaki istediğimiz bilgiyi, fotoğrafı, müziği seçip kolayca
yüklüyoruz ve google drive’a ne zaman nereden ulaşırsak ulaşalım bu yüklediğimiz bilgilere
erişebiliyoruz. Google bunu wifi ile yükleme taraftarı olduğu için önce wifi ile bağlanın diyor.
Bulunduğunuz ortam wifi ile bağlantı kurmaya müsait değilse, “tümünü şimdi devam ettir”
kısmına tıklayarak mobil bağlantı üzerinden yükleyebiliriz. “Oluştur” kısmından doküman,
klasör, e-tablo oluşturabiliriz kolaylıkla. Asıl güzel olan özelik menüdeki “tara” kısmı bizce.
Bu özellik biz her hangi bir şeyin raporun fotoğrafını çektiğimizde bunu
otomatikman pdf dosyası olarak kaydetmemize yarayan muazzam bir seçenek. Misal,
okuldasınız ve panoya uzun bir liste asıldı, vaktiniz kısıtlı, hemen tara kısmından bu listenin
fotoğrafını çekip, daha sonra rötuşlanmış, netleştirilmiş ve pdf olarak kaydedilmiş şekli ile net
bir şekilde inceleyebilirsiniz. Google Drive 'ı telefonunuzda pdf okuyucu olarak da
kullanabilirsiniz. Tek yapmanız gereken pdf dosyalarınızı google drive’ a yüklemek. Bu arada
istediğiniz bilgiyi veriyi istediğiniz arkadaşınızla da kolaylıkla "paylaş" kısmından ister mail
olarak, ister facebook üzerinden, ister twitter üzerinden paylaşabilirsiniz.
Google Drive kısaca bizim bilgilerimizi güvende tutan ve bize online depolama alanı açan
oldukça kullanışlı ve güzel bir uygulama. Bütün kullanıcılarına sunduğu 15gb’lık ücretsiz
kotası ise çok da az değil. Dilerseniz bu alanları cüzi ücretlerle arttırabilirsiniz.
KAYNAK: http://www.egitimdeteknoloji.com/google-drive-nedir-gunluk-islerimizde-bize-ne-saglayabilir/
İsteğe göre bu kapasite ek depolama alanı satın alınarak arttırılabilir. Bu alanı 100 GB’a
çıkartmak için senelik 25$ harcamanız yeterli.(Nisan 2014) Önümüzdeki günlerde aynı fiyata
bu kapasitenin çok daha fazla almanız mümkün olacak.
Google’ın 2012 yılında devreye aldığı bu servis sayesinde cihaz bağımsız, Internet bağlantısı
olan ya da olmayan(offline özelliği) yerlerden dosyalarınıza ulaşıp görüntüleyebilir ve
değişiklikler gerçekleştirebilirsiniz. Tekrar Internet’e bağlandığınızda bu değişiklikler otomatik
olarak senkronize edilecektir.Yoğun e-mail ve dosya trafiği yaşadığımız son dönemde
dosyalarınızı Google Drive servisi üzerinde tutarak mobil cihazlarınızdan, tablet veya dizüstü
bilgisayarınızdan bir şekilde ulaşabilirsiniz. Ofis bilgisayarınızda çalıştığınız bir dosyaya
servis aracında akıllı telefonunuza yüklü uygulamasından ulaşıp görüntüleyebilir ve
değişiklikler yapabilirsiniz. Sonrasında çalışma arkadaşlarınızdan geri bildirim almak için
onlarla paylaşabilir ya da onların da yorumlarını eklemesi için davet edebilirsiniz!
Bu sistem ile her cihaz zaman ve mekan bağımsız olarak ofisiniz, çalışma alanınız haline
geliyor!Sıkça karşımıza çıkan bir sorun da e-mail ile gönderemeyeceğimiz bir dosyanın,
resmin ya da videonun karşı tarafa ulaştırılmasıdır. Google Drive bu konuda da yardımcı
oluyor. Dosya ya da dosyaları Google Drive’ a web arabirimi ya da masa üstü uygulaması ile
kolayca yükleme yapıp, karşıdaki kişiye paylaştırmak yeterli olacaktır.Sunumunuzu
yüklediğiniz dizüstü bilgisayarı evde unuttunuz; hiç sorun değil! Herhangi bir laptoptan ya da
mobil cihazdan kolayca ulaşabilirsiniz. Örneğin yanınızda hiçbir cihaz yok. Eğer ortamda bir
iPad var ise kolayca kendi hesabınıza bağlanıp dosyanıza ulaşabilirsiniz!
iPad’ inizden sunum yapmak artık çok kolay! Kendinize e-mail atmanıza gerek yok;
dosyalarınızı Google Drive’ a yükledikten sonra gerek uygulaması, gerekse de web ara
bildiriminden kolayca ulaşıp, sunumunuza başlayabilirsiniz. Tercihinize göre Internet
bağlantısı olmadan da bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.
Sunum yapacağınız ortamda Apple TV var ise hiçbir kablo bağlantısına gerek kalmadan tüm
Apple cihazlarınızdan “Airplay” özelliğini kullanarak hemen sunumunuza başlayabilirsiniz.
iPhone’ nunuzdan sunum yaparak çevrenizdekileri şaşırtabilirsiniz! Bu özellik sayesinde
kablo trafiğini engellemenin yanında projektör bağlantıları için gerekli olan adaptörlerle de
vakit kaybetmemiş olursunuz.Çalışma ortamlarına “dosyayı nereye kopyalamıştım?” derdine
de deva olan Google Drive’ ın gelişmiş arama özellikleriyle istediğiniz bilgiye ve dosyaya
saniyeler içinde ulaşıp, istediğiniz kişilerle paylaşabilirsiniz.
Google Drive okul ortamlarında özellikle öğretmen-öğrenci dosya paylaşımlarında
kullanılabileceği gibi aynı zamanda yönetimsel fonksiyonların da hızlı ve güvenli bir şekilde
gerçekleşmesine büyük katkı sağlayacaktır. Sınıflarınızda iPad, Apple TV ve Google Drive
üçgenini mutlaka deneyin!
http://www.webtekno.com/yazilim/google-drive-nedir-nasil-kullanilir-h251.html
Google Drive Uygulaması Nasıl Kullanılır?
iOS veya Android işletim sistemlerinde bu uygulamayı kullanabiliriz. Uygulamanın basit ve
sade bir dile sahip olup, anlaşılabilir olması çok iyi. Uygulamaya girip alt tarafta bulunan
“yükle” kısmından telefonumuzdaki istediğimiz bilgiyi, fotoğrafı, müziği seçip kolayca
yüklüyoruz ve google drive’a ne zaman nereden ulaşırsak ulaşalım bu yüklediğimiz bilgilere
erişebiliyoruz. Google bunu wifi ile yükleme taraftarı olduğu için önce wifi ile bağlanın diyor.
Bulunduğunuz ortam wifi ile bağlantı kurmaya müsait değilse, “tümünü şimdi devam ettir”
kısmına tıklayarak mobil bağlantı üzerinden yükleyebiliriz. “Oluştur” kısmından doküman,
klasör, e-tablo oluşturabiliriz kolaylıkla. Asıl güzel olan özelik menüdeki “tara” kısmı bizce.
Bu özellik biz her hangi bir şeyin raporun fotoğrafını çektiğimizde bunu
otomatikman pdf dosyası olarak kaydetmemize yarayan muazzam bir seçenek. Misal,
okuldasınız ve panoya uzun bir liste asıldı, vaktiniz kısıtlı, hemen tara kısmından bu listenin
fotoğrafını çekip, daha sonra rötuşlanmış, netleştirilmiş ve pdf olarak kaydedilmiş şekli ile net
bir şekilde inceleyebilirsiniz. Google Drive 'ı telefonunuzda pdf okuyucu olarak da
kullanabilirsiniz. Tek yapmanız gereken pdf dosyalarınızı google drive’ a yüklemek. Bu arada
istediğiniz bilgiyi veriyi istediğiniz arkadaşınızla da kolaylıkla "paylaş" kısmından ister mail
olarak, ister facebook üzerinden, ister twitter üzerinden paylaşabilirsiniz.
Google Drive kısaca bizim bilgilerimizi güvende tutan ve bize online depolama alanı açan
oldukça kullanışlı ve güzel bir uygulama. Bütün kullanıcılarına sunduğu 15gb’lık ücretsiz
kotası ise çok da az değil. Dilerseniz bu alanları cüzi ücretlerle arttırabilirsiniz.
KAYNAK: http://www.egitimdeteknoloji.com/google-drive-nedir-gunluk-islerimizde-bize-ne-saglayabilir/
21.3. Google Takvim
Google Takvim, internet üzerinde işlerinizi planlayabilmeniz için bir takvim oluşturmanızı
sağlıyor. Bu uygulamayı kullanarak toplantılarınızı programlayabilir, bir ajanda misali
zamanınızı iyi bir şekilde değerlendirebilirsiniz. Arkadaşlarınızla yaptığınız programları not
edebilir, unutmamak için hatırlatma seçeneğini aktif edebilirsiniz. Google Takvim’ in biraz
genel özelliklerinden bahsederek başladık. Şimdi daha detaylara inelim.
Google’ın bu hizmetine başlamak için öncelikle Google ana sayfasından üst menüde yer alan
Takvim butonuna basmanız veya http://google.com/calendar linkine girmeniz gerekiyor. İlk
giriş yapışınızda sizden Google Takvim’ e başlarken bir takvim oluşturabilmeniz için İsim,
Soy isim ve ülke bilgisi istiyor. Continue butonuna bastığınızda verdiğiniz isim ve soy isim
üzerine bir takviminiz oluşturulmuş olacak.
Google’ın bu servisini de oldukça güzel dizayn ettiğini söylemek mümkün. Eklediği küçük
küçük özelliklerle sizlere çok kullanışlı bir servis sunuyor.
Öncelikle bir not oluşturmak çok kolay. Eğer acele bir şekilde not oluşturmak istiyorsanız tek
tıklama ile bunu yapabiliyorsunuz. Yapmanız gereken sadece takvim üzerinde uygun olan
yere tıklamak ve notunuzu girmek. Tabi tüm ayarları kendinize göre düzenleyerek daha
ayrıntılı bir programlama da sizin için mevcut.
Eklediğiniz notun başlangıç ve bitiş tarihi ile saatini istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz.
Nerede olduğunu yazıp, ayrıntıları da açıklama kısmına ekleyebiliyorsunuz. Bunun dışında
notlarınızın arka planını renklendirebilme şansınız da var. Bu sayede örneğin çok fazla not
birden ekleyenler, bazı önemli olanları belirleyebiliyorlar. Ayrıca isterseniz farklı kişi veya
kurumlarla olan planlarınızı da renkleri kullanarak gruplandırmış olabiliyorsunuz.
Çok güzel bir yanı da hatırlatma ekleyebilmeniz. Hatırlayıcılar kısmını kullanarak dilediğiniz
kadar uyarı koyabiliyorsunuz. Bunun için 2 farklı seçenek mevcut: Pop-up ve E-posta. E-
posta seçeneğinde kaç dakikaya, saate, güne ayarladıysanız o kadar zaman önce e-mail
adresinize mail ile programınız bildiriliyor. Veya pop-up seçeneğinde de takvim
uygulamasında belirlediğiniz zaman kadar zaman önce uyarı ve hatırlatma ekranı çıkıyor.
Yoğun programlı kişiler veya önemli olayları unutmaması gerekenler için güzel bir servis
denebilir. Siz de böyle bir hizmet düşünüyorsanız eğer, Google’ın Takvim servisini
denemelisiniz.
KAYNAK: http://innovaktif.com/googleapps-ile-degisim-zamani/
http://weblopedi.net/2820-google-takvim-ile-takviminizi-olusturun-programlarinizi-not- edin.html
sağlıyor. Bu uygulamayı kullanarak toplantılarınızı programlayabilir, bir ajanda misali
zamanınızı iyi bir şekilde değerlendirebilirsiniz. Arkadaşlarınızla yaptığınız programları not
edebilir, unutmamak için hatırlatma seçeneğini aktif edebilirsiniz. Google Takvim’ in biraz
genel özelliklerinden bahsederek başladık. Şimdi daha detaylara inelim.
Google’ın bu hizmetine başlamak için öncelikle Google ana sayfasından üst menüde yer alan
Takvim butonuna basmanız veya http://google.com/calendar linkine girmeniz gerekiyor. İlk
giriş yapışınızda sizden Google Takvim’ e başlarken bir takvim oluşturabilmeniz için İsim,
Soy isim ve ülke bilgisi istiyor. Continue butonuna bastığınızda verdiğiniz isim ve soy isim
üzerine bir takviminiz oluşturulmuş olacak.
Google’ın bu servisini de oldukça güzel dizayn ettiğini söylemek mümkün. Eklediği küçük
küçük özelliklerle sizlere çok kullanışlı bir servis sunuyor.
Öncelikle bir not oluşturmak çok kolay. Eğer acele bir şekilde not oluşturmak istiyorsanız tek
tıklama ile bunu yapabiliyorsunuz. Yapmanız gereken sadece takvim üzerinde uygun olan
yere tıklamak ve notunuzu girmek. Tabi tüm ayarları kendinize göre düzenleyerek daha
ayrıntılı bir programlama da sizin için mevcut.
Eklediğiniz notun başlangıç ve bitiş tarihi ile saatini istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz.
Nerede olduğunu yazıp, ayrıntıları da açıklama kısmına ekleyebiliyorsunuz. Bunun dışında
notlarınızın arka planını renklendirebilme şansınız da var. Bu sayede örneğin çok fazla not
birden ekleyenler, bazı önemli olanları belirleyebiliyorlar. Ayrıca isterseniz farklı kişi veya
kurumlarla olan planlarınızı da renkleri kullanarak gruplandırmış olabiliyorsunuz.
Çok güzel bir yanı da hatırlatma ekleyebilmeniz. Hatırlayıcılar kısmını kullanarak dilediğiniz
kadar uyarı koyabiliyorsunuz. Bunun için 2 farklı seçenek mevcut: Pop-up ve E-posta. E-
posta seçeneğinde kaç dakikaya, saate, güne ayarladıysanız o kadar zaman önce e-mail
adresinize mail ile programınız bildiriliyor. Veya pop-up seçeneğinde de takvim
uygulamasında belirlediğiniz zaman kadar zaman önce uyarı ve hatırlatma ekranı çıkıyor.
Yoğun programlı kişiler veya önemli olayları unutmaması gerekenler için güzel bir servis
denebilir. Siz de böyle bir hizmet düşünüyorsanız eğer, Google’ın Takvim servisini
denemelisiniz.
KAYNAK: http://innovaktif.com/googleapps-ile-degisim-zamani/
http://weblopedi.net/2820-google-takvim-ile-takviminizi-olusturun-programlarinizi-not- edin.html
21.2. Gmail
Gmail, (Google e-mail) Google’ın ücretsiz web posta
ile bütünleşik olarak sunulan Gmail, (günden güne artan) 2.600 megabaytın üzerinde
saklama alanına sahiptir. Tüm önemli iletilerinizi, dosyalarınızı ve resimlerinizi sonsuza
dek saklayabilir, aradığınız herhangi bir bilgiyi bulmak için çabuk ve kolay bir şekilde
arama yapabilir ve iletilerinizdeki bilgileri ileti dizilerinin bir parçası olarak görüntüleyerek
daha iyi yorumlayabilirsiniz.
Gmail’de, açılır pencereler veya hedefsiz reklam bantları yoktur, sadece
küçük metin reklamları vardır. Reklamlar ve ilgili bilgiler iletilerinizle ilişkili olduğu için
rahatsız edici olmadıkları gibi, işinize de yarayabilirler.
Gmail, anlık mesajlaşmayı e-posta deneyimiyle birleştirir; böylece çevrimiçi olduğunuz
süre içinde arkadaşlarınızla daha yakın bir iletişim kurabilirsiniz. Kullanımı kolay, verimli ve
hatta eğlencelidir. Gmail, Google’ın e-postaya yaklaşımıdır.
2,500 megabytetan (iki gigabyte) fazla ücretsiz alan; Hiçbir zaman maillerinizi silmek
zorunda kalmayacaksınız.
İstediğiniz mesajları anında bulan entegre Google arama; 2675 adet mail içinde anında
arama yaparak istediğiniz maile ulaşabilirsiniz.
Mesajların ve alakalı cevapların otomatik olarak "ileti dizilerine"düzenlenmesi; Daha Önce
aldığınız mailler ve onların adresleri otomatik kayıt edilir. Gönderdiğiniz maillerde
gönderilenler içerisine kaydedilmiştir. Yeni posta yazmak istediğinizde gönderilecek
adresin baş harfini girmenizle birlikte mail adresleri listelenir ve adreslerden birini seçerek
işinizi kolaylaştırır.
Yenilikçi Google teknolojisi ile güçlü spam engelleme; Gelen mailler içinde spam olanları
anında ayıklar.
Büyük, can sıkıcı reklamlar yerine, sadece mesajlarınızın içeriği ile alakalı sayfa önerileri
ve küçük metin reklamlar; Hiçbir hizmet bu kadar kaliteli olarak ücretsiz verilemezdi. Bunun
karşılığı olarakta sizi rahatsız etmeyecek reklamlar.
Eskiden, Gmail hesabı alabilmek için davetiye gerekli idi, artık
gerekmiyor. www.gmail.com'a gidip görmüş olduğunuz Hesap Oluştur düğmesine
tıklıyorsunuz. Buraya kadar yapabildi iseniz gerisi kolaydır.
Gmail Adresi Al
Karşınıza ekran çıkacak. O ekranda sizlerden bazı bilgileri girmeniz istenecek. Sizlere iki
uyarımız olacak. Güvenlik sorusu olarak sakın ola ki "İlkokul öğretmenizin adını" vs.
seçmeyin. O sorunun cevabını tahmin eden biri mailinizi kıracaktır, ele geçirecektir. Oraya
anlamsız bir soru ve cevabınızı sizin dahi bilemeyeceği karmakarışık şeyler yazınız.
O sayfada gördüğünüz "İkincil e-posta:" kısmını da boş bırakın. Kullandığınız bir posta
adresini yazdığınızı varsayalım, o adresiniz başkasının eline geçtiğinde yeni Gmail adresiniz
de çalınmış olacaktır. Unutmayacağınız, uzun ve güvenli bir şifre seçiniz. Diğer gerekli
bilgileri yazarak devam ediniz. Yeni Gmail hesabınız hayırlı olsun.
Gmail Filtrelerini Kullanın.
Her gelen maili etiketlemek sıkıcı gelebilir ya da etiket eklemeyi unutabilirsiniz. Gmail bu işi
sizin yerinize otomatik olarak yapar.
Gmail hesabınıza girdiğinizde sayfanın üstünde ortalarda bir yerde "Filtre oluştur" linki var.
Tıklayın. Karşınıza şu ekran gelecek.
Kimden kısmına bankanın adresini yazıp sonraki adıma geçtiğinizde Bankalar diye bir etiket
oluşturabilir, şu ana kadar o adresten gelmiş mailleri bu etiketin altına biriktirebilir, bundan
sonra gelecek mailleri de Bankalar diye etiketleyebilirsiniz.
Gelelim başta söylediğimiz sonsuz sayıda Gmail adresinin ne işe yarayacağına. Bir şarkı
indireceksiniz forumdan, sizden üye olmanızı, maile gönderecekleri kod ile üyeliğiniz
aktifleştirmenizi istiyor. Mailadresini kaptırmak da
istemiyorsunuz. isimsoyisim@gmail.com bu adresi kullanıyorsunuz. Ama bu türden
forumlara, güvenmediğiniz yerlere üye olurken isimsoyisi.m@gmail.com adresini verin. Mail
yine size gelecek. Hemen bir filtre oluşturuyoruz.
Kime kısmına isimsoyisi.m@gmail.com yazdık, sonraki adıma geçiyoruz.
"Gelen Kutusunu Atla" seçeneğini işaretleyin. Bir de etiket oluşturun, Üyelikler deyin mesela.
Böylece bu türden istenmeyen e-postaları gelen kutunuzda görmeyeceksiniz. Doğrudan
belirdeğiniz etiketin altına atılacaktır, lazım olunca bakarsınız. Dilerseniz "Okundu olarak
işaretle" diye seçebilirsiniz.
21.1. Blogger
Blogger, kısa zaman içerisinde internet üzerinde son derece popüler olan ve ilgi çeken içerik
yönetim sistemleri arasında yer alır. İnternet teknolojilerinin gelişmesi ve farklı yazılımların
ortaya çıkması ile birlikte sunulan hizmetlerin kapsamında da çok ciddi farklılıklar söz konusu
olmuştur. Türkiye, her geçen gün farklı bir hizmet ile tanışıyor ve bunu aktif olarak kullanma
yolunda da önemli adımlar atıyorlar. Google, bildiğimiz üzere internet teknolojileri dediğimiz
zaman tüm dünya genelinde aklımıza gelen ilk kuruluştur.
Zaman içerisinde insanlara tamamı ile ücretsiz hizmetler sunarak bu anlamda fark yaratan
firmanın en büyük projelerinden birisi olarak Blogger sistemini gösterebiliriz. Bu sistem,
tamamı ile ücretsiz olarak sunulan bir çeşit web sitesi oluşturma aracı olarak da biliniyor.
Sistem ile alakalı olarak çok daha geniş kapsamlı bir bilgi verme amacındayız.
Blogger Nedir?
Blogger sistemi, Google firması tarafından ücretsiz olarak sunulan ve gelişmiş XML kod
biçimleri ile hazırlanmış ücretsiz bir İçerik Yöntim Sistemi olarak dikkatleri çekiyor. Bu sistem,
diğer birçok farklı içerik yönetiminin aksine PHP kodlama biçimini değil XML kod biçimini
tercih etmiş ve bu anlamda da farkını ortaya koyarak kolay geliştirilebilir bir yapı haline
gelmiştir. Ülkemiz genelinde son birkaç sene içerisinde bilhassa bayan blogcuların sayısında
ortaya çıkan rakamsal artış da ciddi anlamda ilgi çekiyor.
Blogger sistemi sayesinde artık herkesin bir web sitesi olabiliyor. Google firmasının sistem
içerisinde ücretsiz olarak sunduğu tema seçeneklerini de anlık olarak tercih ederek görsellik
anlamında tam kafanızdaki gibi bir web sitesi oluşturmak artık çok daha kolay bir hale geldi.
Blogger Ne İşe Yarar?
Blogger sistemi tamamı ile ücretsiz olarak sizleri web sitesi sahibi yapmaktadır. Tamamı ile
Google hizmeti olduğundan dolayı son derece güvenilir ve kaliteli bir sistemdir. Blogger
oluşumunun asıl amacı da budur. Herkes web sitesi sahibi olsun ve internet üzerinde
paylaşımlar yaparak katkı sağlasın diye Google firması yetkilileri bu konu ile alakalı olarak
çalışmalarını tamamlamış ve Blogger sistemini oluşturmuştur. Bu sistem, kayıt aşamasında
sizlerden sadece bir mail adresi istiyor ve sizleri otomatik olarak web sitesi kurulum ekranına
yönlendiriyor.
Blogger sistemi içerisinde dilediğiniz içeriğe sahip dilediğiniz temayı kullanarak inanılmaz
web siteleri ortaya çıkarmanız mümkün hale gelecek. Bu sistem sayesinde online ortamdaki
paylaşımcı web sitelerinin sayısı da artacak. Sistem bildiğimiz BLOG sistemidir. İçerisine yazı
girerek paylaşımlarda bulunabileceğiniz bir günlük olarak da kullanabilir, ilerleyen süreçte
Google Adsense imkanlarını da kullanarak sistem üzerinden çok ciddi gelirler elde edebilme
şansına da sahip olabilirsiniz.
KAYNAK: http://www.bilisimcafe.net/blogger-nedir-ne-ise-yarar/
yönetim sistemleri arasında yer alır. İnternet teknolojilerinin gelişmesi ve farklı yazılımların
ortaya çıkması ile birlikte sunulan hizmetlerin kapsamında da çok ciddi farklılıklar söz konusu
olmuştur. Türkiye, her geçen gün farklı bir hizmet ile tanışıyor ve bunu aktif olarak kullanma
yolunda da önemli adımlar atıyorlar. Google, bildiğimiz üzere internet teknolojileri dediğimiz
zaman tüm dünya genelinde aklımıza gelen ilk kuruluştur.
Zaman içerisinde insanlara tamamı ile ücretsiz hizmetler sunarak bu anlamda fark yaratan
firmanın en büyük projelerinden birisi olarak Blogger sistemini gösterebiliriz. Bu sistem,
tamamı ile ücretsiz olarak sunulan bir çeşit web sitesi oluşturma aracı olarak da biliniyor.
Sistem ile alakalı olarak çok daha geniş kapsamlı bir bilgi verme amacındayız.
Blogger Nedir?
Blogger sistemi, Google firması tarafından ücretsiz olarak sunulan ve gelişmiş XML kod
biçimleri ile hazırlanmış ücretsiz bir İçerik Yöntim Sistemi olarak dikkatleri çekiyor. Bu sistem,
diğer birçok farklı içerik yönetiminin aksine PHP kodlama biçimini değil XML kod biçimini
tercih etmiş ve bu anlamda da farkını ortaya koyarak kolay geliştirilebilir bir yapı haline
gelmiştir. Ülkemiz genelinde son birkaç sene içerisinde bilhassa bayan blogcuların sayısında
ortaya çıkan rakamsal artış da ciddi anlamda ilgi çekiyor.
Blogger sistemi sayesinde artık herkesin bir web sitesi olabiliyor. Google firmasının sistem
içerisinde ücretsiz olarak sunduğu tema seçeneklerini de anlık olarak tercih ederek görsellik
anlamında tam kafanızdaki gibi bir web sitesi oluşturmak artık çok daha kolay bir hale geldi.
Blogger Ne İşe Yarar?
Blogger sistemi tamamı ile ücretsiz olarak sizleri web sitesi sahibi yapmaktadır. Tamamı ile
Google hizmeti olduğundan dolayı son derece güvenilir ve kaliteli bir sistemdir. Blogger
oluşumunun asıl amacı da budur. Herkes web sitesi sahibi olsun ve internet üzerinde
paylaşımlar yaparak katkı sağlasın diye Google firması yetkilileri bu konu ile alakalı olarak
çalışmalarını tamamlamış ve Blogger sistemini oluşturmuştur. Bu sistem, kayıt aşamasında
sizlerden sadece bir mail adresi istiyor ve sizleri otomatik olarak web sitesi kurulum ekranına
yönlendiriyor.
Blogger sistemi içerisinde dilediğiniz içeriğe sahip dilediğiniz temayı kullanarak inanılmaz
web siteleri ortaya çıkarmanız mümkün hale gelecek. Bu sistem sayesinde online ortamdaki
paylaşımcı web sitelerinin sayısı da artacak. Sistem bildiğimiz BLOG sistemidir. İçerisine yazı
girerek paylaşımlarda bulunabileceğiniz bir günlük olarak da kullanabilir, ilerleyen süreçte
Google Adsense imkanlarını da kullanarak sistem üzerinden çok ciddi gelirler elde edebilme
şansına da sahip olabilirsiniz.
KAYNAK: http://www.bilisimcafe.net/blogger-nedir-ne-ise-yarar/
21. Google Eğitim Uygulamaları
İyi bir iletişim, eğitimin en önemli gereksinimlerinden biridir. Sadece derste değil; dersin dışında da
öğretmenin öğrencileri ile iletişime geçebilmesi ya da öğrencilerin birbirleri ile bir projeyi, bir sunumu veya
bir ödevi tartışıp düzenleyebilmeleri gerekir. Bu, bireysel gelişmenin ötesinde bir takım olarak problem
çözmeyi, soruna çözüm bulmayı da katar öğrenciye. Google da bunu düşünmüş olsa gerek ki; kendi
uygulamalarını eğitime de açmış ve “Eğitim için Google Uygulamaları (Google Apps for Education)” diye bir
isim altında paketleyip okullara ücretsiz olarak sunmuş. Peki, bu paketin içeriği nedir? Yeni bir şeyler mi
çıkarmış Google? Aslında hayır, hepsi de Google’ ın bildiğimiz uygulamaları. Bu paketin içerisinde 6 tane
Google Hizmeti var ve bunlar:
Google Mail (Gmail)
Google Takvim
Google Drive
Google Dokümanları
Google Grupları
Google Siteleri
KAYNAK: http://seset.ceit.metu.edu.tr/2012/06/egitim-icin-google-uygulamalari/
öğretmenin öğrencileri ile iletişime geçebilmesi ya da öğrencilerin birbirleri ile bir projeyi, bir sunumu veya
bir ödevi tartışıp düzenleyebilmeleri gerekir. Bu, bireysel gelişmenin ötesinde bir takım olarak problem
çözmeyi, soruna çözüm bulmayı da katar öğrenciye. Google da bunu düşünmüş olsa gerek ki; kendi
uygulamalarını eğitime de açmış ve “Eğitim için Google Uygulamaları (Google Apps for Education)” diye bir
isim altında paketleyip okullara ücretsiz olarak sunmuş. Peki, bu paketin içeriği nedir? Yeni bir şeyler mi
çıkarmış Google? Aslında hayır, hepsi de Google’ ın bildiğimiz uygulamaları. Bu paketin içerisinde 6 tane
Google Hizmeti var ve bunlar:
Google Mail (Gmail)
Google Takvim
Google Drive
Google Dokümanları
Google Grupları
Google Siteleri
KAYNAK: http://seset.ceit.metu.edu.tr/2012/06/egitim-icin-google-uygulamalari/
20.4. iTunes
iTunes Store içerisinde bulunan, üniversite ve kolej gibi eğitim kurumlarının topluma açık
içeriklerini ders ve koleksiyon bazında sesli yazılı ve video biçimlerinde sunabildikleri bir
ortamdır. Müzik, film ve kitapların aksine dersler ücretsiz olarak indirilebilmektedir. Anadolu
Üniversitesi iTunes U desteği 2013 Şubat ayında yayına başlamıştır. İçeriğe ulaşmak için
masaüstü bilgisayarlarda iTunes adlı ücretsiz yazılıma ihtiyacınız bulunmaktadır.
Üretilen içeriğe ulaşmak gerçekten ücretsiz mi?
Evet. Tüm içerik tamamen ücretsizdir. İçeriği cihazlarınıza kaydedebilirsiniz.
https://itunesu.anadolu.edu.tr/
Yayınlarınızı görebilmem/dinleyebilmem için herhangi bir ek ekipmana ihtiyacım var mı?
Hayır. Windows veya Mac bilgisayarınıza iTunes programını indirerek içeriğimize
ulaşabilirsiniz. Mobil cihazlardan girmek için ise iOS veya Android işletim sistemine destek
veren akıllı telefon veya tablete sahip olmanız gerekmektedir. iOS işletim sistemine sahip bir
cihazınız varsa App Store'dan iTunes U uygulamasını indiriniz. Android işletim sistemli bir
cihazdan erişmek için ise Google Play'den Anadolu Mobil uygulamasını indirip, bağlantılar
kısmından iTunes U içeriğine ulaşabilirsiniz.
http://egitimdetablet.com/itunes-u-nedir/
Eğer öğretmenseniz iTunes U ile bir kurs açabilir, kursa ait tüm online eğitim materyallerini
paket halinde kursa katılanlara sunabilir, kursiyerlerinizle etkileşim içinde
bulunabilirsiniz. Oluşturduğunuz online kurs içerisine videoları, e-kitapları, appstore da yer
alan uygulamaları, kendi notlarınızı yerleştirebilirsiniz. Böylece öğrenciniz internetin olduğu
her yerde bu kurs paketinizi açıp, sizin sunduğunuz içeriklere anında ulaşabilecektir. Ayrıca
kursunuza dahil olan öğrencilerinize push notification denilen, anlık mesajlar göndererek
onlarla anında etkileşime geçebilir, kurs paketinizdeki güncellemelerden anında haberdar
edebilirsiniz.
Eğer öğrenci iseniz size sunulan zengin bir eğitim paketinden istifade edebilir, notlar alabilir
ve yaptıklarınızı arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
Kursa katılan öğrenciler, sunulan eğitim materyalleri listesinden tamamladıkları bölümleri
işaretleyebilirler.
Sunulan eğitim materyallerini izleyen öğrenciler istedikleri notları alabilirler. iTunes U bu
notları, girildikleri lokasyon bilgileri ile beraber Notes (notlar) alanına kaydeder.
Öğrenciler, aldıkları tüm notları (bu notlar video, kitap veya bir makaleye ait olabilir farketmez
) notes (notlar) sekmesinde görürler. Öğrenciler katıldıkları kursa ait tüm verilerini hem kendi
iPad ’lerinde, hem de Apple ID lerine tanımlı bulut sistem üzerine kaydettiklerinden dolayı,
farklı bir iPad ile oturup açtıklarında da içeriklerine ulaşabilirler.
KAYNAK: http://www.egitimag.com/e/itunes-u-nedir/
20.3. Dropbox
Dropbox, şu sıralar adından sıkça söz ettiren, alanındaki gelişmelere ve
iyileştirmelere paralel olarak kendini yenileyen bir program. Son zamanların en kayda
değer ve pratik teknolojisi bulut depolama (cloud computing)’ nın en güzel
kullanımlarından biri.
Dropbox’ı en basit haliyle, bir dosya paylaşım platformu olarak tanımlayabiliriz.
Yıllardır resim, müzik, döküman ya da sık kullandığımız diğer birçok dosyayı içinde
depoladığımız flash diskin son ve en gelişmiş halidir Dropbox. Flash diskten farkıysa
yanımızda taşımamızı ve unutmuş olma ihtimalinde kaygılanmamızı gerektirmez
sadece bu uygulamadan faydalanabilmek için tek şart; online olmak.
Uygulamayı kullanabilmek için öncelikle dropbox.com’a girip bir hesap oluşturmak ve
sonrasında da uygun yazılımı indirip bilgisayarımıza kurmak gerekiyor.
Dropbox uygulaması bulut hesabımızdaki dosyalarımıza ve bilgilerimize aynı anda
birden fazla cihazdan ulaşabilme imkanı sağlıyor. 2GB’ye kadar ücretsiz depolama
alanı sunan Dropbox, istenildiğinde belli ücretler karşılığında kapasitesini 8GB’ye
kadar arttırabiliyor.
Dropbox, akıllı telefonlardan ve tabletlerden kullanıldığında verimini daha çok
hissettiriyor. Mobil üzerinden kullanıldığında başlangıçtaki 2GB’lik boş alana ek
olarak 500 MB’lik ‘Camera Uploads’ adında bir alan daha ekleniyor.
Ayrıca Dropbox’ta kapasite artırmanın ücretsiz ve keyifli bir yolu daha var: Kullanıma
davet ettiğimiz her arkadaşımız için ekstra 250 MB yer kazanıyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Dropbox’un pazarlama müdürü Anna Chiristina Douglas, kendi
blogu üzerinden depolama hacminin genişleyeceğini duyurdu.
Dropbox şu anda 50 GB’lik alanı aylık 9,99 dolar, yıllık 99 dolar; 100 GB alanı aylık
19,99 dolar, yıllık 199 dolar olarak kullanıcıya sunuyor. Yapılan değişiklikle beraber
50 GB’lik paket 100GB’ye; 100 GB’lik paket ise 200 GB’ye yükseltilecek. Dropbox
Pro kullanıcıları ise bundan böyle 100 GB ve 200 GB’lik depolama alanlarına daha
önce 50 GB ve 100 GB’lik alanlar için ödedikleri ücretleri ödeyecekler.
KAYNAK: https://ekonomist.co/2014/05/05/dropbox-nedir-ve-nasil-kullanilir/
http://sosyalmedyakulubu.com.tr/sosyalmedya/dropbox-nedir-ne-ise-yarar-arastirma.html
iyileştirmelere paralel olarak kendini yenileyen bir program. Son zamanların en kayda
değer ve pratik teknolojisi bulut depolama (cloud computing)’ nın en güzel
kullanımlarından biri.
Dropbox’ı en basit haliyle, bir dosya paylaşım platformu olarak tanımlayabiliriz.
Yıllardır resim, müzik, döküman ya da sık kullandığımız diğer birçok dosyayı içinde
depoladığımız flash diskin son ve en gelişmiş halidir Dropbox. Flash diskten farkıysa
yanımızda taşımamızı ve unutmuş olma ihtimalinde kaygılanmamızı gerektirmez
sadece bu uygulamadan faydalanabilmek için tek şart; online olmak.
Uygulamayı kullanabilmek için öncelikle dropbox.com’a girip bir hesap oluşturmak ve
sonrasında da uygun yazılımı indirip bilgisayarımıza kurmak gerekiyor.
Dropbox uygulaması bulut hesabımızdaki dosyalarımıza ve bilgilerimize aynı anda
birden fazla cihazdan ulaşabilme imkanı sağlıyor. 2GB’ye kadar ücretsiz depolama
alanı sunan Dropbox, istenildiğinde belli ücretler karşılığında kapasitesini 8GB’ye
kadar arttırabiliyor.
Dropbox, akıllı telefonlardan ve tabletlerden kullanıldığında verimini daha çok
hissettiriyor. Mobil üzerinden kullanıldığında başlangıçtaki 2GB’lik boş alana ek
olarak 500 MB’lik ‘Camera Uploads’ adında bir alan daha ekleniyor.
Ayrıca Dropbox’ta kapasite artırmanın ücretsiz ve keyifli bir yolu daha var: Kullanıma
davet ettiğimiz her arkadaşımız için ekstra 250 MB yer kazanıyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Dropbox’un pazarlama müdürü Anna Chiristina Douglas, kendi
blogu üzerinden depolama hacminin genişleyeceğini duyurdu.
Dropbox şu anda 50 GB’lik alanı aylık 9,99 dolar, yıllık 99 dolar; 100 GB alanı aylık
19,99 dolar, yıllık 199 dolar olarak kullanıcıya sunuyor. Yapılan değişiklikle beraber
50 GB’lik paket 100GB’ye; 100 GB’lik paket ise 200 GB’ye yükseltilecek. Dropbox
Pro kullanıcıları ise bundan böyle 100 GB ve 200 GB’lik depolama alanlarına daha
önce 50 GB ve 100 GB’lik alanlar için ödedikleri ücretleri ödeyecekler.
KAYNAK: https://ekonomist.co/2014/05/05/dropbox-nedir-ve-nasil-kullanilir/
http://sosyalmedyakulubu.com.tr/sosyalmedya/dropbox-nedir-ne-ise-yarar-arastirma.html
20.2. Evernote
Evernote bir not alma uygulamasıdır. Not alınan bilgiler Evernote yazılımına ait
sunucularda saklandığı sadece bilgisayarınızdan değil aynı zamanda internete
girebildiğiniz herhangi bir ortamdan notlarınıza ulaşabilmektesiniz. Evernote için
belirli bir not alma stili olmadığı için webcamınızdan çektiğiniz bir fotoğrafa el
yazınızla not almanız mümkün.
Evernote nedir diyenler için Evernote bir not alma yazılımıdır diyebiliriz. Evernote ile
aldığınız notların biçimi yalnızca metin notu olmak zorunda değil. Mürekkep notu
seçeneğiyle el yazınızla not alma veya webcam’den resim çekip resim olarak not
eklemesi yapılabiliyor.
Kilit nokta eklediğiniz notlara her yerden ulaşabiliyor olmanız. Eklediğiniz notlar
Evernote sunucularında saklanıyor.
Öncelikle sitede bir hesap oluşturuyorsunuz ve artık herhangi bir yerden eklediğiniz
bir nota herhangi bir yerden ulaşabiliyorsunuz.
Evernote ’un yazılımının yanında Android ve iOs için mobil uygulamaları var ve çok
popüler. Oldukça kullanışlı bir not alma uygulaması. Mobil uygulamalarında ses kaydı
ile not ekmek te çok kullanışlı bir özellik.
Evernote resim olarak eklediğiniz notlarda ki resim içi yazıları okuyabiliyormuş
sanırım ve resmin içinde geçen herhangi bir kelimeyi arattığınızda bu not karşınıza
çıkıyor. Bir restorantın kartını, ders programınızı, bir afiş, iş ilanının resmini çekip
notlarınıza katabilirsiniz. Böylelikle bu notlara etiket ekleyerek, etiketler üzerinden
arama yapabildiğimiz gibi, resim içinde ki kelimeleri aratarak da ilgili notu
bulabiliyoruz.
Eğer bir tabletiniz varsa el yazınızla ve kaleminizle not alabiliyorsunuz yukarıda
dediğim mürekkep notu özelliğiyle.
Evernote ile aldığınız notlara ister yalnızca web sitesi üzerinden, isterseniz Evernote
kurduğunuz bir bilgisayara hesap bilgilerinizi girerek, isterseniz de web tarayıcınıza
kurduğunuz eklenti üzerinden ulaşım yapabiliyorsunuz. Evernote ’a herhangi bir
yerden eklediğiniz içerik Evernote sunucularına gittiğinden hesabınızı her açtığınız
yerden notlar senkronize oluyor ve heryerden tüm notlarınıza ulaşmış oluyorsunuz.
Evernote programı Linux ve Symbian hariç hemen her platformda çalışıyor. Not
almaya cep telefonlarınızdan hatta twitter üzerinden dahi devam edebiliyorsunuz.
KAYNAK: /http://www.renklinot.com/yazilim/araclar/evernote-nedir-ne-ise-yarar.html
http://www.inploid.com/post/evernote/34201
sunucularda saklandığı sadece bilgisayarınızdan değil aynı zamanda internete
girebildiğiniz herhangi bir ortamdan notlarınıza ulaşabilmektesiniz. Evernote için
belirli bir not alma stili olmadığı için webcamınızdan çektiğiniz bir fotoğrafa el
yazınızla not almanız mümkün.
Evernote nedir diyenler için Evernote bir not alma yazılımıdır diyebiliriz. Evernote ile
aldığınız notların biçimi yalnızca metin notu olmak zorunda değil. Mürekkep notu
seçeneğiyle el yazınızla not alma veya webcam’den resim çekip resim olarak not
eklemesi yapılabiliyor.
Kilit nokta eklediğiniz notlara her yerden ulaşabiliyor olmanız. Eklediğiniz notlar
Evernote sunucularında saklanıyor.
Öncelikle sitede bir hesap oluşturuyorsunuz ve artık herhangi bir yerden eklediğiniz
bir nota herhangi bir yerden ulaşabiliyorsunuz.
Evernote ’un yazılımının yanında Android ve iOs için mobil uygulamaları var ve çok
popüler. Oldukça kullanışlı bir not alma uygulaması. Mobil uygulamalarında ses kaydı
ile not ekmek te çok kullanışlı bir özellik.
Evernote resim olarak eklediğiniz notlarda ki resim içi yazıları okuyabiliyormuş
sanırım ve resmin içinde geçen herhangi bir kelimeyi arattığınızda bu not karşınıza
çıkıyor. Bir restorantın kartını, ders programınızı, bir afiş, iş ilanının resmini çekip
notlarınıza katabilirsiniz. Böylelikle bu notlara etiket ekleyerek, etiketler üzerinden
arama yapabildiğimiz gibi, resim içinde ki kelimeleri aratarak da ilgili notu
bulabiliyoruz.
Eğer bir tabletiniz varsa el yazınızla ve kaleminizle not alabiliyorsunuz yukarıda
dediğim mürekkep notu özelliğiyle.
Evernote ile aldığınız notlara ister yalnızca web sitesi üzerinden, isterseniz Evernote
kurduğunuz bir bilgisayara hesap bilgilerinizi girerek, isterseniz de web tarayıcınıza
kurduğunuz eklenti üzerinden ulaşım yapabiliyorsunuz. Evernote ’a herhangi bir
yerden eklediğiniz içerik Evernote sunucularına gittiğinden hesabınızı her açtığınız
yerden notlar senkronize oluyor ve heryerden tüm notlarınıza ulaşmış oluyorsunuz.
Evernote programı Linux ve Symbian hariç hemen her platformda çalışıyor. Not
almaya cep telefonlarınızdan hatta twitter üzerinden dahi devam edebiliyorsunuz.
KAYNAK: /http://www.renklinot.com/yazilim/araclar/evernote-nedir-ne-ise-yarar.html
http://www.inploid.com/post/evernote/34201
20.1 Gradecam
Gradecam optik bir form okuyucudur. Optik form hazırlanır çıktısı alındıktan sonra cevaplarıişaretlenmiş formları kamera aracılığıyla direkt olarak sonucu bizlere verir. Bu uygulamayı
kullanabilmemiz için üye olmamız gerekir. Şıkların kaç adet olacağı gibi seçenekleri
ayarlamak mümkündür.
Hızlı geribildirim için yeni bir araç; değerlendirme işlemi çoktan seçmeli sorular ile sınırlıdır.
AMAÇ
Sınıf Yönetimi
Verimlilik
Değerlendirme
ARTILARI
Diğer derecelendirme programları ile raporlar ve veri aktarım uyumluluğu yerleşik, teklifler
kağıt çoktan seçmeli testler derecelendirmek için gerçek bir zaman tasarrufu var.
EKSİLERİ
Burada değerlendirme sadece çoktan seçmeli sınırlıdır ve birçok özellik sadece okul veya ilçe hesaplarında kullanılabilir.
Testler ve sınavlar ile ilgili anında geri bildirim öğrencilerin öğrenme artırmak yardımcı olabilir, ancak gelişmiş raporlama özellikleri ücretli planları ile sadece gelir.
KAYNAK: https://www.graphite.org/website/gradecam
19.3 Quvier
QUIVER - 3D
Artırılmış gerçeklik teknolojisi ile bize sunulan okul öncesi ve ilkokul çocuklarının severek kullanacağı 3D bir program.
İster kendi boyadığı renkte isterse programdaki renklerle boyadığı karakterler programdaki ses ve ışık efektleriyle canlanıp oyun oynuyor.
Çocukların çok seveceği eğlenceli bir program
Apple Appstore dan veya Google Play den akıllı cihazlara ücretsiz ve kolay bir şekilde indirebilirsiniz.
Özellikler:
- En son artırılmış gerçeklik teknolojisi ile birlikte geleneksel fiziksel boyama deneyiminin keyfini çıkarın .- Resminizi sihirli akıllı cihaz ekranında hayat bulurken izleyin.- Her açıdan animasyonu görüntüleyin .- Etkileşim ve ekrana dokunarak animasyon karakterleri ile oyun oyna.- Kullanıcının bilgisini sınamak için bir sınav bulunmaktadır .- Yakınlaştırma işlevi.- Animasyonu duraklatabilirsiniz .- Her sayfayla ilişkili farklı ses efektleri .
KAYNAK:https://itunes.apple.com/tr/app/quiver-3d-coloring-app/id650645305?l=tr&mt=8
Kaydol:
Yorumlar (Atom)











